RPA, İş Dünyasını, Toplumu ve Ekonomiyi Nasıl Şekillendirecek?

Küresel ekonomik krizin üzerinden 10 seneden fazla geçmiş olsa da COVID-19 salgını ile dünya yeni ve bambaşka bir kriz ile karşı karşıya kaldı. Salgın, dünya çapında sağlığımızı, refahı, işletmeleri, iş gücünü, tedarik zincirlerini ve ekonomiyi ciddi şekilde etkiledi.

Ekonominin ne noktaya geleceğine ilişkin her ne kadar tartışmalar sürse de, seyrini belirleyen hiçbir bileşenin eskisi gibi olmayacağı kesin. Evden çalışma modeline geçilmesi, dijital dönüşümün hızlanması ve rekabetin artmasıyla hem devletler hem de şirketler yeni ve kolay entegre olabilecek teknolojiler ile ilgili süreçlerini hızlandırmaya başladılar. Bu noktada karşımıza çıkan en popüler teknolojilerden biri de RPA’dır. 

RPA’nın Geleneksel Otomasyondan Farkı Nedir?

Geleneksel fiziksel robotların aksine RPA, çalışanların yanlarında, günlük faaliyetlerinde onlara yardımcı olarak üretkenliklerini artırmalarına yardımcı olan sanal bir işgücüdür.

İmalat endüstrisinde geleneksel otomasyon çözümlerini görmeye alışkın olsak da, RPA ofis tabanlı (veya ev tabanlı) işler için yenidir. Uygun fiyatlı, kurulumu kolay bir teknoloji olan RPA, herkesin bilgisayar yazılımını yapılandırmasına izin verir. Bugün, bankacılık ve finans, sağlık hizmetleri, hukuk, lojistik, telekomünikasyon dahil hemen hemen her sektörde yazılım robotlarını görüyoruz. 

Sosyo-Ekonomik Gelişmede RPA’nın Yeri

Dijital iş gücünden yararlanmak, ekonomik belirsizlik döneminde hem küçük orta ölçekli hem de büyük şirketler için kritik hale geldi. DESI (Digital Economy and Society Index) 2019 Raporu’na göre, AB’deki şirketlerin % 20’sinden azı hali hazırda dijitalleştirilmiş durumda. Dünyanın geri kalanında da daha fazla olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Avrupa’nın Dijitalleşmesinde de Sürdürülebilirliğinde Küçük ve Orta Ölçekli Şirketler için Strateji Raporu’nda büyük şirketlerin% 54’üne kıyasla, KOBİ’lerin yalnızca % 17’sinin dijitalleşmeye başarıyla entegre olduğunu belirtiliyor. Avrupa genelinde 25 milyon KOBİ olduğu düşünüldüğünde dijitalleşmeye ayak uydurabilme oranının daha çok yolu olduğunu görebiliyoruz.

KOBİ’lerin hem maliyeti düşük hem de kolay uygulanabilir teknolojilere ihtiyacı olduğu düşünüldüğünde, RPA, sınırlı kaynaklarla rekabet avantajı elde etmek için verileri daha hızlı bir şekilde kullanır. Böylece dijital dönüşüm yolculuğunda KOBİ’leri de kolaylıkla destekleyerek onlara zaman kazandırır. Küresel ekonominin uçtan uca dönüşüme uğraması için de her ölçekteki şirketin dönüşümde rolünün olması gerekliliği yadsınamaz bir gerçektir.

Yeni Düzende Toplumu ve Ekonomiyi Ne Bekliyor?

COVID-19 salgınının ardından, çok sayıda şirket iş yükünde önemli bir artış yaşadı. Hükümetler ve uluslararası kuruluşlar tarafından benimsenen yeni önlemler, halihazırda baskı altında olan işletmelere ve kurumlara ekstra sorumluluk ekleyerek yeni süreçler yarattı. Ayrıca salgının aciliyeti gereği de tüm bunların bir an önce yapılması gerekliliği doğdu.  

Tüm bunların yapılabilmesi için gerekli dijital altyapının sağlanması, kişilerin eğitilmesi ve minimum efor ile maksimum yarar sağlayabilecek teknolojilerin aranması yoluna gidildi. Hızlı sonuca ulaştırabilecek, eski sistemlerle entegre olabilecek teknolojilerin değeri böylelikle arttı ve yeni dünyada katlanarak artacağını söyleyebiliriz.

Bu yeni düzende, özellikle AI ve RPA, her ölçekteki kamu kuruluşunun ve özel kuruluşun hızlı sonuç alarak iş sürekliliklerini sağlamaya yardımcı olmak için temel teknolojik yenilikler olarak kabul edilebilir. IDC COVID-19 Teknoloji Endeksi’ne göre, küresel işletmelerin% 22’si, pandemiye bir yanıt olarak otomasyon taleplerini arttırdı. RPA’nın, COVID-19 sonrasında da ekonominin yeniden toparlaması için köklü değişiklikler yapılarak pazardaki üretkenliği arttırmada büyük rol oynaması bekleniyor. 

İşlerin Geleceği

Pandemi ile beraber dünya genelinde işe yaklaşım şeklinin değişmesiyle iş gücünün esnekleşmesi ve beyin göçünün azaltılması için çalışmaların hızlandırılması gereği doğdu. Pandeminin ardından değişen işler, küçülen işletmeler ve iş stresinin artması ile çalışanların üzerindeki baskı gitgide arttı. 

Örneğin, sağlık sektörü nezdinde bakıldığında zaman eskisine göre daha da değerli olmaya başladı. Toplanıp işlenmesi ve yorumlanması gereken çok sayıda hasta verisi olduğundan hemşirelerin, doktorların ve sağlık sektörü çalışanlarının tamamlaması gereken tekrarlayan görevlerin sayısı arttı. Bunların zamana karşı yapılıyor olması çalışanların içinde bulundukları hastalık riskinin yanına bir de işlerin yetişmesine ilişkin stres ekledi. 

Gelecekte RPA

Teknoloji geliştikçe beceri setlerinin ve iş profillerinin önemli ölçüde değiştiğini görüyoruz. LinkedIn’in yayınladığı iş raporunda robotik mühendisliği, 2020 senesinde gelişen ve artan işler listesinde ikinci sırada bulunuyor. Bu da; yeni iş alanlarının çıktığı, katma değer üretilebilecek işlerin geleceği ve sıkıcı, tekrar eden adeta “robotik” görevlerin robot yazılımlara bırakılacağı anlamına geliyor. Bu yeni çıkan işlerin tamamen farklı iş kollarına ve farklı becerilere ihtiyaç duyacağının da aşikar olduğunu belirtebiliriz.

Dünya genelindeki işsizliğin artışı ile, insanların beceri açığı paralel değerlendirilebilir. Nitelikli ya da uygun nitelikli çalışanların yetiştirilip, yeni iş kollarındaki açığın kapatılması ve istihdam sağlanması mümkündür. Bunun için devletlerin, bireylerin ve şirketlerin etkili beceri geliştirmesi ve beceri kazandırma fırsatlarına erişimi destekleyen bir ortam yaratması elzemdir. Devlet destekli, şirket, birey, sivil toplum kuruluşu gibi tüzel ve gerçek kişilerce desteklenen iş gücü arttırmaya yönelik eğitime ve öğretime yatırım yapılması gerekmektedir. 

Upwork’un 2019 Beceri Endeksi’ne göre en hızlı büyüyen yeni iş becerilerinde RPA üçüncü sırada yer alıyor. Buna göre, RPA’nın becerileri geliştirmek ve iş dünyasında yer alabilmek için önemli bir potansiyel ve fırsat olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 

RPA Eğitimi

Kronnika olarak, bunun ilk adımını atarak Kronnika Akademi’yi kurduk. Böylece gerekli eğitimi aldıktan sonra, kolaylıkla kendi RPA senaryolarınızı oluşturabilir ve bunun üzerinden hem kazanç sağlayabilir hem de kendinizi dijitalleşen dünyada daha da geliştirme imkanı bulabilirsiniz.

Ekonomiyi Şekillendirmede Dijital Dönüşüm

Küresel ekonomilerde ve iş piyasalarında gördüğümüz yakın zamandaki büyük değişimler, ekonomiyi yeniden canlandırmak için teknolojinin yaygınlaşmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 

Ekonomideki yavaşlamanın ardından hükümetlerin ve şirketlerin, teknolojiye ek yatırımlar ve geleneksel iş gücünü artırmanın yolları da dahil olmak üzere krizden sonra iyileşme sağlamak için üretkenliği ve verimliliği artırmanın hızlı yollarını bulmaları gerekecektir. 

Dijitalleşen ekonomiyi sağlamlaştırmak ve toplumun genelini bilinçlendirmek için paydaşlı ve kolektif beceri kazanmak belki de nihai çıkış yolu sayılabilir. Dijital beceri eğitimi, toplumları ve dolayısıyla ekonomiyi güçlendirecek olan teknolojiyi benimsemeleri ve yeni kariyer fırsatlarının yaratılabilmeleri için dikkat edilmesi gereken bir husustur. 

Devletlerin, vatandaşlarını desteklemek, yeni iş kolları yaratabilmek ve kamu faaliyetlerini daha efektif yürütebilmek için RPA’ya ihtiyaçları vardır. Böylece üretkenlik artarken düşük maliyetle daha fazla iş halledilebilir.  Çalışanların ise, kendi “robotlaştıkları” işlerden sıyrılarak, sıradan ve tekrarlayan görevlerden kurtulması RPA ile mümkündür. Böylece “insan” işleri yapmaya zamanları kalır ve potansiyellerini kritik süreçlerde gösterme fırsatı yakalarlar. Ayrıca, artan iş yükünü yönetebilmeleri için de otomasyon işlerine yarayacaktır. 

İş Hayatını ve Ekonomiyi Yeniden Yapılandırmada RPA 

Gelecekte işler, çalışanların ve becerilerinin gelişmesiyle yeniden şekillenecektir diyebiliriz. RPA gibi teknolojiler sayesinde katma değerli işler yapabilmeleri için insanlara zaman kalacaktır. Manuel ve tekrarlayan işlerden kurtulmak insanı şüphesiz ki özgürleştirecektir. Öncelikli ve yüksek değerli işlerde çalışanlar, daha fazla zamana sahip olacak ve yaratıcı projeler yürütebileceklerdir. 

RPA ile geliştirilebilecek görevleri yöneten iş gücünün bir kısmı, otomatize edilen süreçlerdeki uzmanlıkları göz önüne alındığında, robotu yönetme ve sürdürülebilirliğini sağlama kısımlarında çalışacaklardır.  Genel olarak, bu alanda çalışacak olan herkes başarılı olmak için RPA ile yapılabilecekler hakkında yeterli bilgi birikimine sahip olmalıdır. Dijital dönüşüm süreçleri, tüm işletme fonksiyonları için temel bir beceri haline geleceğinden belki de okulların müfredatında bile yer alacaktır.

Mevcut COVID-19 krizinde RPA gibi son derece uyarlanabilir bir teknolojinin iş gücündeki yararlarını öngörebilmek kolaydır. Yakın gelecekte, RPA ile şirketler, işlerin geleceğini şekillendirecek olan süreçlerini otomatize etmeyi öğrenecek ve ekonominin yeniden gelişmesinde bu gibi teknolojiler de büyük rol oynayacaklardır. 

Siz de şirketinizi RPA ile dijital dönüşümün bir parçası yapmak isterseniz bizimle iletişime geçebilir ve uygulanabileceğini düşündüğünüz senaryolarınızdan bahsedebilirsiniz.

 



Bir cevap yazın